8 Temmuz 2013 Pazartesi

Minyatürler Doğruyu Söylermi?


Kanuni Sultan Süleyman-Hünername
Verilmek istenen bir bilginin görselliğe hitap etmeden,sadece yazılı sunulabilmesi pek ala mümkündür fakat dönemine ait hiç bir bilgi  minyatürler kadar basit ve doyurucu bir şekilde verilemez, bu kadar hızlı alınamaz.

Şalvar yapısı,kaftan biçimi,kılıcın şekli...,renkler,süslemeler,duruş yada konumuzla alakalı olarak tabiki yaylar.

Minyatürlerdeki yayların kabza ile kiriş arasındaki mesafeyi temsil eden kiriş yüksekliklerinin günümüzdeki osmanlı yayı kopyalarından çok daha fazla olması epeyce dikkat çekici değil mi?.

Tarifler ve minyatürdeki yay son derece uyumlu 
Peki bu yayların  farklı duruşlarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı yönünde sadece bu minyatürlerle karar verilebilirmi?Minyatürler yetersiz,belki orantı hatası vs. olabilir.... diyebilirmiyiz?

Minyatürler hakkında 'doğruyu yansıtmıyor','orantı bozuklukları var' gibi çeşitli iddialar olsada sayın Ünsal Yücel'in 'Türk Okçuluğu' ve Mustafa Kani bey'in 'Telhis-i Resailat-i Rumat' adlı eserlerinde her nasılsa tamda bu minyatürlerdeki yaylar tarif edilmekte ve benzemektedir.

Günümüzde Osmanlı yaylarının genel görünümlerini dış kaynaklı ülkelerin belirlediği Kiriş yüksekliği standartları üzerinden vücud bulduğu için kesinlikle geçmiştekinden farklı bir duruşa,vücuda sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim ve gerçek bir osmanlı yayı kesinlikle dahada kasılı ve kısa duruşludur.

Günümüz kirişleri ile arasındaki fark  1-2 cm. gibi düşük değerlerde olsaydı bunun pekde bir önemi olmayabilirdi belki ama..,aradaki uzunluk farkının 15 cm. gibi anormal değerlerde olması hatanın artık affedilemeyecek duruma gelmesine sebep olmuştur.

Eminimki bu durum bir silahın gerçek duruşunu ve onun tarihi gerçeklerini ciddiye alanlar tarafından ilgi ve hayretle karşılanacaktır fakat en önemlisi;bize ait bir silah hakkında yanlış olarak benimsetilenin çokda fazla geçikmeden gene bizler tarafından saptanıp 'Hayır bu böyle değildir' şeklinde gerçeğin ortaya çıkarılması sevindiricidir.

Bilindiği gibi kiriş yüksekliğine etki edebilecek en önemli etken kiriş-çile uzunluğudur.Yayın uzunluğu ne olursa olsun yayın kiriş uzunluğu arttırtıkça yay başları ilerler ve dolayısıyla yayın boyuda uzamaya başlar.

Eğer aksini istiyorsanız o zaman kirişin boyunu kısaltırsınız.Bu seferde yay başları geriye gelir ve yayın boyu kısalır.Peki bu bir işe yararmı?..Evet,ilk aklımıza gelen şey...,kısa bir yay ile at üzerinde daha kıvrak olunabileceğidir.




Minyatürlerdeki gibi Osmanlı yayı kirişlerininin günümüzle olan uyumsuzluğunu Sn. Ünsal Yücel'in zamanında Topkapı sarayı kolleksiyonunda yaptığı ölçümlerden ve Mustafa Kani bey'in eserindeki bir bölümden anlıyoruz.Bu eserlerde yazılanlar,özelliklede bu ölçümler bizim ana kanıtlarımızdır.

Kendisi topkapı sarayı kolleksiyonunda kirişleriyle birlikte saklanmış yayların boylarıyla birlikte kiriş uzunluklarınında faydası olacağı düşüncesiyle ölçmüş,listelemiştir.


                                              126cm.yay boyu-----------------99cm.çile boyu
                                              114cm    ''         -----------------88cm.     ''
                                              112cm.              -----------------88cm.
                                              111cm.              -----------------88cm.
                                              110cm.              -----------------87cm.
                                              108cm.              -----------------88cm.
                                              106cm    ''         -----------------85cm      ''


Telhisde bahsedilen standard kiriş uzunluğu hesabı matematiksel olarak şu şekilde yapılmaktadır.Yayın kertikten kertiğe yay uzunluğu ölçülür ve bu uzunluk önce 12 ye bölünür ve ana uzunluktan bu değer çıkarılır.Elde edilen netice bu sefer 6 ya bölünür ve çıkan neticenin yarısından çıkarılır.

Mesela,verdiğim hesaba göre126 cm.lik bir yayın kiriş hesabı,

126cm/12=10,50---126-10,50=115,5---115,5/6=19,25---19,25/2=9,63---115,5-9,63=105,87cm Kiriş uzunluğu olamalıdır.

Ünsal Yücelin kitabında bahsettiği hesapta ise,
yay uzunluğu önce 12 ye bölünür ve çıkan sonuçtan çıkarılır.Kalan gene 12 ye bölünür ve çıkan sonuç kalandan çıkarılır.
126cm./12=10,5---126-10,5=115,5---115,5/12=9,63---115,5-9,63=105,87 cm.


Gördüğünüz gibi işlemler farklı olsada sonuç komik bir şekilde her iki hesaptada aynıdır
.Oysa Ünsal Yücelin ölçtüğü kiriş boyu 99 cm.dir.
Ortalama kiriş boyu hesaplarına göre bile bu ölçü daha kısadır.Günümüze nazaran,hesaplamalardan ortaya çıkan bu kısa kirişlerden daha standard dışı,dahada kısa kirişlere doğru olan bu yolculuğun sebebi nedir..? diyorum çünkü;

verdiğim bu iki hesap sadece meşk,puta ve Tirkeş(Savaş) yayları için geçerli.Oysa menzil yayları kirişleri dahada kısa olacak şekilde hesaplanıyor.

Durum gördüğünüz gibi dahada ilginç hale gelmektedir.Kısmet olursa eğer sizlere bu süper,standard tanımaz Menzil yayı kirişlerinden bir sonraki yazımda bahsedeceğim.

Gelelim bu günkü yay boyu-kiriş boyu hesaplarına,
günümüzde türk yaylarında 19-20cm kiriş yüksekliği kullanılmakta.Yurtdışı kaynaklı tüm türk tipi yaylarda olmaması gereken nasıl bir asimetri varsa,kiriş yüksekliğide yay üreticileri tarafından yorumlanmış,tarihi gerçekler kale alınmadan ellerindeki standard ölçülere göre ezbere belirlenmiştir.

Bu durum organik yayların aksine günümüz şartlarında imal edilen sentetik yaylar için bir sorun oluşturup oluşturmayacağı test edilmeli belki ama gerçeği görmek ve kendimizi kandırmadan orjinalin ve doğrunun hangisi olduğunu bilmekte bu işin sevdalıları açısından oldukça önemli bence.

Günümüzdeki yaylarda 115 cm.lik bir yayda 20cm.lik kiriş yüksekliği oluşabilmesi için kiriş uzunluğunun 103cm. civarı olması gerekiyor.Peki bu uzunluk tüm bu anlatılan hesaplamalarla örtüşüyormu?

Hayır çünkü verilen hesap yöntemine göre kiriş uzunluğu 103 cm değil ~97 cm.olmalıydı.Şimdilik 6 cm.fark, yukarıda Ünsal Yücelin ölçüm yaptığı yaylar arasındaki değer olarak yakın olan 114 cm.lik yayın 88cm.lik kiriş boyunlada kıyaslamaya kalkarsak artık bu iş çok daha  komik bir hale gelmektedir.Neredeyse 15 cm.lik bir fark,ne diyeyim artık pek bilemiyorum   :)

Bu konuyla alakalı olarak birde kirişlere düğüm atma olayı vardır.Osmanlı kirişleri kısaltma amacıyla burmamış,düğüm atmayı tercih etmiştir ki amaç çok büyük bir ihtimalle yay başlarının dönmesini engellemektir.

Sanki bir yay için yapılan kiriş yanlışlıkla uzun gelmiş ve kısalmak amacıyla düğümler atılmıştır.Kirişlere atılan bu düğümlerin aynı zamanda daha önceden de vurguladığım ''Günümüze nazaran,hesaplamalardan ortaya çıkan bu kısa kirişlerden daha standard dışı,dahada kısa kirişlere doğru olan bu yolculuğun sebebi nedir..?'' şeklindeki ifadeyede hizmet edebileceğidir.


Sonuç:
Kaynaklarda verilen standard kiriş boyu hesaplamalarına ve ölçüm yapılan eski yayların kiriş uzunluklarına göre günümüz Osmanlı yayı replikalarının gerçek bir osmanlı yayını yansıtan Minyatürlerin aksine uyumlu olmadığı,günümüzde baz alınan (8 inç) 20cm.lik kiriş yüksekliğinin orjinale uygun olmadığı açıktır.Öyleyse,

Geçmişte kullanılan yaylar günümüz yaylarına göre kirişlerinin daha kısa olmalarından dolayı daha kasılı bir halde durmaktaydılar.

Peki bu standard hesaplara göre yada daha kısa kiriş uzunluğuna sahip yaylar için bir avantaj söz konusu olabilirmi?

Evet !,

1)Kiriş uzunluğu kısalan bir yayın boyuda kısalır.Bu durum özellikle atlı okçuların daha çok işine yarayacaktır.

2)Kaynaklarda kısaltılan yay kirişlerinin özellikle menzil okçuluğuna yaradığı belirtildiği gibi,tımarı iyi verilmemiş yaylarda da  kirişin yay başlarından kurtulmasını önlemesi bakımından zamanında bir kaçış noktası olarakda kullanılmış.

3)Kiriş boyu ile kısalan bir yay kısa çekişli bir okçu için aynı yayda maksimum yay gücü elde edilebilmek açısından anantaj yaratabilir.Aynı yay bu şekilde ister menzil yayı olsun ister tirkeş yada puta;yay daha verimli hale gelebilir.

4)Menzil okçuluğuda dahil,genelde geçmişte tercih edilen döşekli diye tabir edilen,kirişin çok az daha  uzun olmasını sağlayan bu tercihe rağmen kiriş boyu kısalığı kirişte gramaj olarak hafiflemeyede sebep olur.


                                           
  Tespit ile alakalı birtakım ilginç itiraz-tartışmalar ve neticesinde ortaya çıkan yeni Kanıtlar:

Konuyla alakalı olarak Asya Geleneksel Okçuluk Ağı olan Atarn'ıda(www.atarn.net) bu buluntudan haberdar ettim.İçlerinde osmanlı yayları konusunda bayağı tanınmış bir ismin kuşkuları dolayısıyla oluşan diyolog neticesinde iddialarının çürütülmesiyle birlikte;

Osmanlı yayının bu  standard dışı kiriş yüksekliğini doğrulayan,temelini dahada sağlamlaştıran ilave bulgular elde ettim.

Bana bu itiraz ve iddialar biraz ilginç ve eğlenceli geldiği için sizlerle paylaşmak istedim.


Karşı sürülen 1.iddia,
Ünsal Yücelin özellikle  '' kirişleriyle beraber saklanmış olan yaylar'' olarak belirttiği halde gurup içerisinde kirişlerin birbirleriyle karışmış olabileceği fikri...?

Bu iddia zaten en başta insanlara karşı bir 'güvensizlik'düşüncesi aşılıyor.Saklanan malzemelerin bu özel durumu belirtildiği halde kiriş karışmasından bahsediliyor.Düşükte olsa bu ihtimali varsayalım.

Cevap:
Bu ölçümdeki yaylar ve çileler birbirlerine öylesine yakın değerdelerki  özellikle çileleriyle beraber saklandıkları ifade edildiği halde birbirleriyle karıştığı iddiası aşağıdaki açıklamalarla anlamsız bir hale gelmektedir.

Kiriş uzunlukları 99cm.lik dışında 85-88 cm. değerleri arasında ve aslında karıştırsanızda pek bir şey fark etmiyor çünkü yay ve kiriş ölçüleri birbirlerine çok yakın.Zaten 99 cm.lik kirişte 126cm.lik yay dışındaki diğer yaylara takılamaz.Kısacası böyle bir iddianın ana sonucu değiştirmesi ihtimali kesinlikle imkansız.

İlaveten,
bu tarz bir karışma neticesinde karışan kirişlerin yaylarını bulmanız lazım değilmi?Mesela 85cm.lik kirişin yayı nerede?,yada en azından bu yay kertikten kertiğe kaç santimlik bir yaydı,değilmi?

Günümüz yabancı standartlarına göre 115 cm.lik bir yayın kiriş boyu 103cm.ise bu yoldan giderek 85 cm.lik bir kirişin yay boyuda 95 cm.olmalıdır.Bu çok kısa bir yaydır ve bu kısalıkta kaçtane osmanlı yayı vardır acaba?.. 

Ünsal Yücel kitabında 102-107 cm. arasındaki yayların bile mevcut bütün yaylar arasında %1 lik bir kısmı oluşturduğunu söylemektedir.


2.İddia:
Kirişlerin ipekten yapılması nedeniyle uzayabileceğini ve dolayısıyla yayların  günümüz standardlarındaki kiriş yüksekliğine ulaşabileceği iddiası.Bu sebeplede bir takım uzun ve meşekkatli testlere gidilmesi ..? ,ve sonrada neticeye göre karara varılabileceği düşüncesi.

  Cevap:
Onca kanıta rağmen bütün bulguları yok sayıp,ispatın sadece bu ipek ve dacron kirişlerin aralarındaki performans rekabetine göre yönlendirilemiyeceği gayet açıktır.

Aslında bu kazanç yada kayıp durumları bir okçunun ihtiyacına göre değişebilir.Mesela Kiriş yüksekliği fazla olan bir yayın yabancı kaynaklarda kötü kiriş bırakışlarına karşı daha cömert ve isabetin daha iyi olduğu fakat bununla birlikte ok hızının ise biraz kayba uğradığı söylenir.


Üstelik ipek kirişle alakalı olarak yabancı bir kaynakta (Traditional Bowyers Bible Volume2,Kiriş esnekliği(String stretch) bölümünde sayfa 213) konuyla alakalı çok güzel bir bilgi var.

Fast Flight Esneme oranı 1,5%

Keten                                2,0%
İpek                                  4,0%
Dacron                            4,0%

İtirazda kiriş malzemesi olarak o zamanlarda ipek kullanıldığı,günümüz malzemesi olan Dacrondan daha fazla uzayacağı umularak yapılmak istenen testlerle günümüz standard ölçülerine gelebileneceği düşünülüyor.

Oysa tablodan görebileceğiniz gibi ipeğin ve dacronun uzama oranları aynı.Yani bir yaya ipek kirişte,dacronda taksanız aynı kiriş yüksekliğini elde edeceksiniz,sonuçta hiç bir şey değişmeyecek demektir.

İddianın gerçekleşebilmesi için ipeğin çok daha yüksek bir esneme-uzama yüzdesine sahip olması şart.


Fakat bu testler belki ok hızı,daha temiz bir atış yönünden incelenmesi vs. gibi  kısmen belli olan bir takım pozitif-negatif kazançların tespiti için yapılabilecek ve ancak ana bulgunun meyveleri olabilecek ilave araştırmalardır.


Sevgi ve saygılarımla,
Mehmet A.Gölhan