8 Haziran 2013 Cumartesi

BİLEK SİPERİ VE PUTA ....,MÜKEMMEL İKİLİ.




Bilek siperi sadece menzil okçuluğuna mı hitap eder ?


Bilek siperi bildiğiniz gibi kısa ve hafif okları yaydan atmayı sağlayan yardımcı bir alettir.Öyleki,bu alet marifetiyle okunuzu kabza gerisine kadar çekebilir,oka çok daha uzun mesafeler kat ettirebilirsiniz.Bu alet kaynaklarda öylesine övülmüştürki kullananın onu alışkanlıktan ötürü bir daha kolay kolay bırakamayacağından söz edilir.

Bu ifadenin ışığı altında sizce sürekli bilek siperi ile antreman yapmış,ona alışmış birinin söz konusu olan bir hedef olunca bu aleti bırakıp bilek sipersiz herhangi bir hedefe-putaya atış yapması bir tercih olabilirmi ..? Hiç sanmıyorum.

Günümüzde bilek siperi denince akıllarda tamamen menzil okçuluğu çağrışır.Her nedense de bilek siperi menzil okçuluğuna yakıştırılır ve sadece menzil okçuluğunda kullanılan bir aksesuar mış gibi lanse edilerek videolar yapılır , bense sizleri bu konuda farklı bir noktaya çekeceğim.

Uyarı:
Kabza içine,gerisine çelilen kısa oklar yanlış siper-oluk ayarı yada  kullanımı sonucu direkt olarak kabzaya çarparak okçu için tehlikeli durumlar yaratabilir.Bu sebeple bilek siperi kullanımını hafife almamanızı,yeterli eğitimi ve beceriyi almış okçuların,gerekli emniyet tedbirlerini aldıktan sonra bu aletle uğraşmaya başlamalarını tavsiye ederim.

Bilek siperinin asıl kullanımı bildiğiniz gibi oku tir geçimine değdi değecek şekilde salmak (bu durum osmanlıda 'yakın kesdirme' diye tabir edilmiş) şeklindedir ve Osmanlı bunu amaca yönelik olarak makbul saymıştır.Yukarıdaki uyarıyıda zaten bu adı geçen 'yakın kesdirme'nin tehlikesinden dolayı yaptım.

Bu mahsurları yok etmek amacıyla oku kabza dışından atış yerine gelmeden yada atış yerinin çok gerilerine çekerek salmak,siper oluğunu tablaya kabzadan bir hayli uzaklaştıracak şekilde monte ederek kullanmak bu alet için başka mahzurlar doğuran,yanlış bir kullanım olarak ifade edilmiş.

Evvelden yazdığım deri putayla alakalı yazımda,sanki deri Putanın,165-265m.mesafelerde sadece puta koşularında kullanılan bir hedef türü olmadığını anlatmak istemem gibi,

bilek siperinin de tek maksatlı olmadığını, Menzil okçuluğuyla birlikte bu aletin herhangi bir nişan,hedef,putalarda dahi geçmişte kullanıldığını vurgulamak istiyorum.

Hatta ilaveten,yazılanlardan bilek siperlerinin menzil ve puta siperi olmak üzere iki çeşit oldukları sonucunu da çıkarabiliyoruz.Nasıl mı?,okuyun  :)

Siperin kullanım başlangıcı olarak 17.yy.'a  işaret edilir.Oysa 17.yy.'a gelene kadar bu alet olmadan bir sürü müthiş rekorlar kırılmıştı.Tozkoporan İskender,Şücalar..,peki sonrasında neden böyle bir alete gereksinim duyulmuştu ki..?.amaç sadece oku uzağamı uçurabilmektir?

Kısa ve hafif okun uygun havalarda çok daha uzak mesafelere gideceği şüphesiz,fakat birde bu mesafeye ulaşmış olan okun isabet oranı yüksek olsa hiçte fena olmazdı değil mi..?

Ünsal Yücel'in Türk Okçuluğu adlı eserinde bilek siperinin gelişmeden çok bir gerileme belirtisi olarakta sayılabileceğinden söz eder.
Bilek siperi artık kırılamayan rekorlar yüzünden yada menzil okçuluğunda yitirilen ilginin arttırılması amacıylamı icat edilmişti yoksa...?

Bu düşüncesini ilk okuduğum zaman açıkçası çok şaşırdığım ve bir an için bilek siperine olan hayranlığımın sarsıldığını hissettim.Fakat  gene kendisinin kitabında sunduğu Puta Okları hakkındaki bir takım çalışmaları ve tasniflerini görmemle birlikte bilek siperi üzerindeki düşüncelerimi bir anda değiştirdi çünkü bu oklar bir hayli  kısaydı.Sayın Ünsal Yücel puta oklarını,

1)Normal Puta Okları(65,3-65,8cm)
2)Uzun Puta Okları(68,2-68,7 ila 70,9cm.)
3)Hadde Puta Okları(Kısa Hadde Puta oku 56,9-58,7cm. ve çok kısa hadde putaları ise 51,9-52,1cm.)

şeklinde tasnif etmiş.Burada okların ağırlıkları ve endamları konumuzla alakalı olmadığı için belirtmedim çünkü asıl dikkatinizi çekmek istediğim mevzu Puta Oklarının boyları.

Okçulukla uğraşan herkes,yukarııdaki ok boylarının kesinlikle çok kısa olduklarını söyleyeceklerdir.Ben kirişi kulağıma kadar çekmediğim halde oklarımın boyları 71 cm civarında.Bu ölçü Ünsal Yücel'in tasnifindeki uzun Puta okları katogorisine birazcık torpille girebilsede en uzun Puta okları boylarının dahi 71 cm.nin altında olduğu görülmektedir.Kaldıki Osmanlıda kiriş sadece dudak-bıyık kenarına değil,kulağa kadarda çekiliyordu.Kulağa çekişin özellikle 265m gibi bir Puta mesafesi,Puta menzili için tercih sebebi olabileceği gayet açıktır.

Bu yüzden Normal Puta okları ve özellikle ve özellikle Hadde Puta okları günümüz cüssesindeki insanlar için bir alet aracılığıyla kullanılamıyacak kadar kısalardır.

(Belki sipere alternatif olabilecek,yarısı kesilmiş uzunca bir tüpü andıran 'Mecra' denilen,kısa okları atmaya yarayan bir alet ilk anda akla gelebilir.Osmanlının bu aletin farkında olmamasına imkan yok tabiki fakat bu aletin taşınma zorluğu ve çok daha önemlisi kirişe zarar vermesi ,dolayısıyla yaya zarar verebilme olasılığının fazla olmasıyla bilek siperine tercih edilmemiş olduğunu düşündürüyor,aksi halde günümüze kadar kalanlar bilek siperleri değil mecra denen bu aletler olurdu.Hangi okçu yayına,kirişine zarar verme olasılığı olan bir aksesuarı donanımında isterki.Ayrıca Osmanlı bu tür konularda çok titizdi.)

Peki Osmanlı bu kısa puta oklarını nasıl atıyordu? Atalarımızın boyları günümüzden çok daha mı kısaydı.?.,illada bu okları atacağım diye kirişi az çekme gibi bir durumda olamaz çünkü yayda güç kaybı söz konusu.O halde...?

Anlayacağımız,boyları bir hayli kısa olan bu puta oklarının sadece ve sadece bir bilek siperi marifetiyle direkt olarak bir nişana-hedefe yada putaya atılabileceği anlaşılıyor.Ve hatta uzun puta oklarının dahi bilek siperiyle atılmış olabileceğini ileri açıklamalarda göreceksiniz.

Peki bir bilek siperi hedef-nişan yada bir putayı vurabilmek için müsait,yani uygun yapıdamıdır?..,kesinlikle evet !.

Daha evvelden yazdığım siperle ilgili yazımda sizlere bir bilek siperinde mevcut olan bazı standartlardan bahsetmiştim.Siper tablası üzerindeki oluğun kabzaya,tir geçimine doğru olan oluk eğimiyle ok resmen yayın Tir geçimine doğru yönledirilmektedir.

Böylece bilek siperinin varlığı hiç bir şekilde okun yayla olan düzenini bozmaz,nişanınızı hedefleyip gene okunuzu  tir geçimi hizasından salarsınız.Böylece bir avı yada düşmanı temsil eden hedefin çok daha uzun mesafelerden vurulabilmesi ihtimali sanırım herkesin kulağına hoş gelmektedir.

(Belki bu konuyla alakalı olabilecek,rastladıkça büyük bir ilgiyle okuduğum çatışma yada savaşlardaki 'subay raporları' konumuzla alakalı olacak şekilde bir bağlantıda kurabilir.O zamanların herhangi bir rütbeli askeri hiç umulmadık mesafelerden Taciz ok atışlarına maruz kalıp,yaralanma yada can kayıplarını,okların enteresanlığını dahi pek ala rapor etmiş olabilir.)


İlaveten,Mustafa Kani bey'in Telhis adlı eserinde bulduğum bir takım açıklamalarda bu konuya ışık tutmaktadır.

1)Bir bilek siperi oluğunda okun 'atış yeri' diye tabir edilen bu bölgeden bırakılması makbul sayılmış.Fakat Telhiste, kullanılan ok tipine göre mesela bir tirkeş okunda siper oluğundaki atış yeri için gelebileceği son nokta 'Siper başı' olabileceği tarif edilmiş.Hatta bazı puta okları için dahi son çekiş noktasının gene siper başı olduğu söylenmekte.(Telhis-i Resailat-i rumat, özet,sf.52)
Sanırım bahsi geçen puta oklarının boyu uzun ve uzun olduğu içinde makbul sayılan 'atış yerine' çekilemiyor ve ok dolayısıyle siper başından salınıyor sonucu çıkartılabilir.Bu tür oklar aynı zamanda sipersizde kullanılan puta okları olmalılar.

2)Nişana karşı yumruk nasıl tutulmalıdır adlı bölümde ise (sf.53),
vurulmak istenen nişana,hedefe karşı bir takım bakış-nişan usüllerinden bahsediliyor.
Eğer Nişan(herhangi bir hedef,puta vs..) 120gez(79,5m) yerde ise hedefe yumruk üstünden tablanının üst tarafından bakılmalı.Yüz gez yerde ise tablanın ortasına bakmak gereklidir deniyor.
Yukarıdaki ifadeden de anlaşılacağı gibi nişan olarak kabul edilen herhangi bir hedefe Bilek siperinin tablası baz alınarak bir nişan alma yöntemi geliştirilmiş.

Bu nişan alma şekli aynı zamanda batınında kullandığı 'Boşluk atışı' (Gap shooting) dediği bir nişan alma tarzıyla eşleşiyor.Bu çeşit nişan alma tarzında hedefle-ok arasını yada yayın herhangi bir noktasını adeta bir nişangah gibi kullanıp,boşluğu mesafeye göre azaltıp yada arttırıp nişan alırlar.

Açıklamaların devamında 'Ayrıca Puta menzilinin tarifi üçyüz geze ait olması meşk,yarış dışı atışlarda isabetin çok olması içindir' şeklindeki açıklama beni hayretlere düşürmüştür.Çünkü isabetin çok olması için hedefin 300 gez yani 198 metrelerde olması isteniyor.Günümüzde 60 yada 90 metrelerdeki isabet oranlarınla kıyaslanırsa...,,ağlasam mı gülsem mi bilemedim doğrusu.

3)Ok atmanın tarifi adlı bölümde,sf.54,
'Putaya atış siperinde atış yeri tabir olunan iç kabzayı geçerek,savaşta harbeli oklara dış kabzadan atış yapılır'
Bu bölüm çok enteresandır çünkü 'putaya atış siperi' diye bir ifade var.Bu ifade bazı siperlerin menzilde kullanılmayıp,sadece ve sadece Puta atışına özel yapılmış olabilir.Bu sebeple bu ifade sanırım bilek siperlerinin kendi içinde menzil ve puta siperi diye tasnif edilebileceğini göstermektedir.

4)Nişan ve hedefe bakış usulü adlı bölümde,sf.56,
'Diğer bir atışta yay dışından iki gözle temreni hedefe denk getirip yayı çekip temren dışarıdan görülmez olduğu anda sol gözü eskisi gibi baktığı şekilde nişandan ayırmamalı,sağ gözle yayın içinden temrenin siperde gidişine bakılmalı,yerine geldiği anda usulüne göre atılmalı.Bu bakış mahir ve usta ok atanlar arasında mutaber olup isabeti fazladır.'

İsabet ! , bir menzilin aksine isabet lafı sadece ve sadece bir hedef,av için,bir puta için söylenebilir değil mi..?


Bu bulgulara ilaveten bir memluk atlı savaşçısı gravüründe gördüğüm bir tür bilek siperinin savaşta at üzerinde dahi kullanılabildiğini görmek beni pek şaşırtmadı doğrusu.Bilek siperinde atış yeri diye tanımlanan noktaya tam olarak çekilmeden bir savaş okuyla dahi siper başından atış yapılabileceğini-yapıldığını açıklamalarımızda görmüştük.Bu kullanım resmen modern yaylardaki ok yataklarını(Arrow rest) çağrıştırmaktadır.

Bilek siperi donanımlı bir atlı savaşçının sahip olduğu kısa ve uzun tirkeş oklarıyla ve hatta puta oklarıyla bile düşmana daha çok korku salacağı şüphesizdir.

Savaşçının kısa ve hafif oklarıyla  düşmana kendini emniyette hissettiği bir mesafen yaptığı taciz atışlarıyla(Taciz atışlarında kullanılan oklarının ağır ve geniş temrenlere bile ihtiyacı olmaz bence.Bu aynı zamanda tirkeşte az yer kaplamasıyla daha çok ok anlamına da gelir.Tabiki bu bir savaşçı için bol-bol ok hoşa giden bir durum olur ),oluşturduğu korku ve şaşkınlık ,oluşan panik ve savaşçıların adeta yaklaşanın canını yakarım edasıyla savaş alanında atıyla koşturmalarını bir hayal edin.

Uzun yada kısa,tüm puta okları ve hatta Tirkeş oklarının Bilek Siperli kullanımıyla ok menziline ve  isabet oranına etkileri incelemeye değerdir.




Sevgi ve saygılarımla,
Mehmet A.Gölhan