20 Mart 2013 Çarşamba

En Hızlı ve Pratik Yay Kurma-Yasma Yöntemi-2.Bölüm



Hızlı Yay Kurma & Yasma Yöntemi Başlangıcı

Yaptığım ilk en hızlı yay kurma ve yasma metoduma ilaveten ikinci video'yuda genel istek üzerine gerçekleştirdim.İlk videodaki işlem 41 libre(18-19Kg.) gücündeki bir Osmanlı yayınla gerçekleştirildiği için bazı izleyiciler bu yöntemin sadece düşük güçlü yaylar için geçerli olabileceği gibi bir yanılgıya düşmüşlerdi. İstekleri ise daha güçlü bir yay ile yöntemin en başından itibaren gerçekleştirilmesiydi.Bende bu istekler doğrultusunda 60 Librelik(27,24Kg.) bir diğer Sipahi yayımla ikinci video yu gerçekleştirdim.

Aslında bu yöntemin başarıyla uygulanabilmesinde tek bir kural var; o da;  'Gücünün yettiği yaydır' şeklinde dir.Kısaca bir yayı gerebiliyorsanız eğer;ona bu yöntemi başarıyla uygulayabileceksiniz demektir.Gerçi ben şu anda 4-5 atış yapabildiğim 80-90 Librelik bir yayda dahi bu yöntemi başarıyla uygulayabilmekteyim.

Aslında bu yöntemin  en vurucu özelliğinin hızı ve pratikliği olmasının yanında bir yay için tercih edebiliceğiniz en sağlıklı kurma ve yasma yöntemlerinden biri olduğunu da rahatlıkla söyleyebilirim.
Çünkü resimden de görebileceğiniz gibi yayın tam ortası olan 'Kabza' bölümü destek olarak görev gören dize dayanmıştır.Böylece yayın her iki salıda aynı oranda esnetilir,zorlanır.

Bu yöntemin hız,pratiklik ve güvenilirliliği yanında bir başka emsalsiz özelliği daha vardır ki oda At üzerinde dahi kullanılabilecek kadar elverişli bir yöntem olmasıdır.

Bir ayağınız üzengide,diğer ayağınızı ise üzengiden çıkardıktan sonra dizinizi yay kabzasına dayayarak yayınızı kurar yada yasarsınız.Özetle yayınızı ata binmeden evvel kurmak yada attan inipde yayı aşağıda kurmanıza gerek kalmaz.
Açıkçası ben bir at üzerinde yayını kurabilen,yasabilen bir atlı okçuyu daha evvel hiç mi hiç görmedim ve bu yüzden de bu vasfıyla Atlı Okçuluk için epeycene bir dikkat çeker niteliktedir.Netice olarak diğer yay kurma,yasma yöntemleri bir mercek altına alırsak eğer,

''DİĞER HİÇ BİR EMSAL YÖNTEMİN İSTER YERDE,İSTERSE AT ÜZERİNDE OLSUN ;BÖYLESİNE HIZLI VE YARDIMCISIZ BİR ŞEKİLDE TATBİK EDİLMESİNE İMKAN YOKTUR.''


diyebiliriz.Şimdi dilerseniz video muzu izleyelim,
Mehmet A.Gölhan



7 Mart 2013 Perşembe

Küçük Ama Faydası Büyük Fikirler

Yayınızı Acaba Doğru Bir Şekildemi Torbalıyorsunuz?

Sizlere bu seferki yazımda antrenmana başlangıç sıralarında karşılaştığımız,başlarda komik gibi gelen fakat sonralara doğru sinirleri zorlayan küçük bir aksaklık ve onun basitçe olan çözümünden bahsedeceğim.

Bildiğiniz gibi yay torbaları yada yay çorapları da diyeceğim çünkü bu iş birazda çorap giymeye benziyor, bunlar kumaştan yapılma dar ve uzun torbacıklar olup,yayı meraklı gözlerden ve dış etkenlerden korumanın en basit yoludur.Kendinize eğer bir çanta vs.edinmediyseniz bir anlamda ona muhtaçsınızdır da diyebiliriz..

Ve eğer 'Evet ben yayımı yukarıdaki gibi torbalıyorum' derseniz bu bir dahaki antrenman öncesi saçınızı başınızı yolacaksınız demektir.Çünkü kirişin öteki ucu torba içinde yayı çıkarırken sağa sola takılacak,yay elinize gelsede torba içinde kalan kiriş sizi epeyce uğraştıracaktır ve bayağı bir zamanınızı çorap içinde kiriş aramakla,torbanın içinden kirişi dışarı çıkarmanın yollarını arayacaksınız demektir,rast gele :)

Yayınızı belkide aşağıdaki gibi torbalıyorsunuzdur?Belki sokarken birde kaymasın diye lastikle takviyede ediyorsunuzdur?,


Gene kötü bir seçim yaptınız demektir ve bu seferde kirişin yayla beraber torbaya girmesi problem olacaktır.Bu şekilde belki Tonç düğümsüz kirişleri torbaya sokabilirsiniz ama bu şekilde torba içersine girmeleri gene problemlidir ve tutundukları lastiği çekeleyerek koparma ihtimalleri her zaman için vardır.Bu yöntemde ilk bakışta  kullanışlı gibi görünse de kirişin sonradan yayı kirişleme maksadıyla yay başından çıkarılması zorunluluğu işi uzatmaktadır.Köprülü yaylara çıkarırken takılması,kirişin kasanları ve kenarları zamanla  da aşındırması ise cabasıdır.Kısaca gene size göstereceğim yöntem kadar pratik değildir.

Çözüm resimdeki bir Paket Lastiği Kadar Basittir.
Evet çözüm bir paket lastiği kadar basit ama bu çoraplamanın da bir sırası var.Yay aşağıdaki gibi ilk önce lastikli kısım gelecek şekilde Torba içine sürülür.


İlk önce lastikli kısımı sürmemizdeki amaç;taşıma sırasında çok düşükte olsa lastiğin kopması(çürük olması) durumunda kirişin serbest ucunun torba dibinde,diğer ucununda aşağıdaki resimdeki gibi her zaman elinize kolay gelecek bir şekilde torba ağzında muhafaza edilebilmesidir.


Gördüğünüz gibi lastik torba içinde kopsa da kiriş her zaman torbanın ağzında,elinizin  altında olacaktır.Yani bu şekilde torbanın içine sokulan bir kirişin yayla beraber çıkacağı garantidir.Böylece sizinle köşe kapmaca oynamaya çalışan bir kirişle asla muhatab olmayacaksınız demektir.Yayın torbadan çıkmasına yakın karşılaşacağınız manzaraysa lastik kopsun yada kopmasın her zaman için aşağıdaki gibi olacaktır.


Yay karnında duran bir kirişle hangi yay kurma metodunu kullanırsanız kullanın;sizi sonuca yakınlaştırması bakımından her zaman için bir tercih sebebi olacaktır sanırım çünkü,

                                     'En kestirme olan yol;her zaman için en kısa olandır.'


Sevgi ve saygılarımla,
Mehmet A.Gölhan

1 Mart 2013 Cuma

AT ÜZERİNDE YAY KURMA ve YASMANIN YEGANE YOLU,GÖLHAN METODU

Gölhan Tarzı Yay Kurma & Yasma 
Bir önceki yazımda sizleri bahsettiğim 'En hızlı ve Güvenilir Yay Kurma ve Yasma Metodu' ma ilave olarak bu metod kadar önemli olan bir diğer ilave buluntunun varlığından haberdar etmek benim için ayrı bir mutluluk özelliği taşıyor.

Bildiğiniz gibi metodumun diğer yay kurma ve yasma yöntemlerine göre üstün olan hız ve güvenilirlilik avantajının yanısıra  ilave olarak bu metodun ATLI OKÇULUK da dahi kullanılabileceğini,

                   AT ÜZERİNDE KULLANABİLECEK TEK VE YEGANE YÖNTEM

olabileceğini duyurmak isterim.Bildiğiniz gibi bu metodum diz çökerek ve  tek diz yardımıyla uygulanmaktadır.Kuvvet kolların ve dizlerin ilave baskısıyla çok daha rahat ve yay sağlığı açısından daha güvenilir olmasının yanında sadece ve sadece yay sahibinin aracılığıyla çok hızlı bir şekilde kurulabildiği,çok çok daha hızlı bir şekilde de yasılabileceğini bir evvelki makalemde de Video aracılığıyla ispatlamış,Yıldırım ve şimşek benzetmesiyle beğeninize sunmuştum.

Aynı yöntemin,gene aynı şekilde bu metodun sihirli anahtarı olan tonç düğümü ve uzantısının adeta bir sürgü kolu şeklinde kullanarak,at üzerinde durur pozisyondayken,bir ayak üzengide,diğer ayaksa üzengiden çıkarılarak dizin yukarıdaki resimdekine benzer bir pozisyona getirilerek hareketin Video daki gibi tamamlanacağı,yay kurma işleminin yanında aynı zamanda da yasma işlemininde yapılabileceğine kesin gözüyle bakmaktayım.Kısaca,

                 YILDIRIM ve ŞİMŞEK METODU BİR AT ÜZERİNDEYKEN DAHİ MÜMKÜN.

Elimdeki yazılı kaynaklara göre yay kurmanın 120 kadar yönteminin olduğu söylense de ben elimdeki eserlerden ancak 4-5 tanesine kadar  ulaşabildim.Anladığım kadarıyla da diğer yazılı kaynaklarda da pek bulunamayacağını Mustafa Kani Bey'in Telhis-i Resailat-i Rumat adlı eseri gibi Osmanlı Okçuluğu için çok çok  önemli olan bir eserin tercümesinde dahi bahsettiğim sayıyı geçmemesine dayanarak 110 küsur adet yay kurma metodunun kayıp olduğunu,yada kaydedilmediğini,metodlardan bir kaçının da farklı eserlerden de son bir gayretle çıkabileceğini de varsaysak dahi,gelecek nesillere kullanışlı olanlar haricinde öğretilmediği ve zamanla unutulduğu kanısındayım.

Bu nedenle,bulduğum yöntem hakkında akıllara gelebilecek bir diğer önemli soruda,
Gölhan bey!,tamamda,bulduğunuz bu metodun kayıp metodlar arasında olabileceğini hiç düşünmediniz mi? sorusudur,güzel bir soru :)

Bu soruya cevap olaraksa,günümüze kadar kalan metodların akılda kalıcılığı,gelecek kuşaklara aktarılmasındaki asıl etken her nasıl uygulanan metodun teknik popülerliği olduysa,aynı şekilde gölhan metodunun da hızlı ve güvenilir olması,tek kişiyle kurulabilme,at üzerinde dahi uygulanabilmesi avantajıyla  hatırlarda muhakak kalması,gelecek nesillere aktarılmış olması gerektiği gerçeğidir.

Nasıl bir yay Kemendinle tek başına yay kurma ve yasma metodlarının bir kemend için 'çok güçlü yaylarda yay kurmanın zorluğunu yenebilme' avantajı varsa,yayı tek başına kurabilmenin de 'birine bu iş için bağımlı olmama' gibi önemli bir teknik avantajı vardır.Bu teknik avantaj ise bir sonraki savaşçıya da 'işte bu yöntem en iyisidir' şeklinde aktarılarak günümüze kadar gelebilmiştir.Diğerlerinin ise bir avantaja sahip olmaması kullanılmamalarına ve sonuçta unutulmalarına sebep olmuştur.işte bu sorunun ana cevabı da budur işte.

Özetle, bu kadar avantajlı bir yöntemin günümüze kadar kesinlikle ve kesinlikle nesiller boyu bize ulaşması,unutulmaması gerekirdi.İşte bu tarihi gerçek neticesinde de yöntemim hakkındaki Tek ve Yegane yakıştırmalarımın bir abartı olmadığını gönül rahatlılığıyla ve açıkça belirtmek isterim.

Aklıma gelen son ve çok çok önemli bir diğer mevzuysa; 
Geleneksel Türk Atlı Okçuluğu adına bu tür bir 'AT ÜZERİNDE HIZLI YAY KURMA ve YASMA' gösterisinin,yada at üzerine yasılı bir yayla çıkan atlı okçunun seyirciler üzerinde yaratacağı şaşkınlık ifadesinden sonra okçunun yayını at üzerinde kurmasıyla,DÜNYA ATLI OKÇULUK YARIŞMA ve FESTİVAL'lerinde yaratacağı o müthiş  ETKİ sanırım kolay kolay unutulmayacaktır.



Not:Bahsettiğim yay kurma ve yasma metodonun sadece ve sadece Tonç Düğümlü kirişlere has bir yöntem  olduğu,diğer batı tarzı basit düz kirişlerle kesinlikle başarısızlığa uğranılacağı asla unutulmamalıdır.


Sevgi ve saygılarımla,
Mehmet A.Gölhan/Kemanger/Araştırmacı