27 Ağustos 2012 Pazartesi

TÜRK YAYI / YENİ BİR OSMANLI SİPAHİ YAYI / GÖLHAN YAYI ÇALIŞMASI


Uzun bir süreden beri Sipahi yayımın standart ölçüleri üzerinde oynamayı düşünüyordum ve yaylarımın tam anlamıyla Osmanlı Yaylarına benzemesinin yanısıra performansıyla da bir önceki Sipahi Yayımı geride bırakması amacıyla açıkçası 'kolları sıvadım'.


Evvelen yapmış olduğum Kronograf Ok Hızı Testlerinde 50 Librelik 140 gr. daha hafif Sipahi yayımı diğer bir X markasının 57 Libre yayına eşitlemiştim,özetle aynı hızda ok atıyorlardı.İşte amacım bu yayımı alt edebilmek,geçebilmek
Yeni Sipahi Yayımda,yayın sıkışma (Stacking) aralığını biraz daha rahatlatmamın ve kabzayı biraz daha büyütmemin yanısıra,daha hızlı kapanan kanatlar için kasan ve başların hafifletilmesine yönelik bir takım değişiklikler yaptım.





                                                 Yeni Sipahi Yayının Bazı Özellikleri:
Yay Boyu (Kertikten kertiğe N x N):115,4cm
Max.Çekiş Mesafesi:30''  
Max.Yay Ağırlığı:60 Lb
Yay Ağırlığı:~390Gr.
Kiriş Yüksekliği:19-20cm.
Kiriş Tipi & Malzeme:Tonç Düğümlü Kiriş(Standart)/Dacron


Yeni Sipahi Yayı & Asa Gezi



Mehmet Gölhan/Kemanger


26 Ağustos 2012 Pazar

SENTETİK OSMANLI TÜRK SİPAHİ YAYI / GÖLHAN YAYININ ÖZELLİKLERİ VE AVANTAJLARI

   
Osmanlı Türk Sipahi-Gölhan Yayları özel yapıştırıcılar kullanılarak yapılmış fiberglass lamine yaylardır.Akord(Tillering) işleminden sonra,Sentetik Koyu Kahve-Bej(kemik)-Bordo renk deriyle kaplanır ve final olarak,karın kısmındaki boydan boya yaldız süslemesiyle yay tamamlanır.
Sipahi yaylarımın hepsi, 'Ön-Gerilimli Deri Takviye' yada 'Gölhan'  Metodu  da dediğim bir deri kaplama metoduyla kaplanmaktadır.Bu yüzden bu yaylar 'çok Hızlı' ve emsallerine göre çok daha hafif'(360-390gr.) yaylardır.Tipik fiberglass yaylarda olan 'El Şoku',Sipahi yaylarında neredeyse 'YOK' seviyesindedir.Hafifliği,kısalığı onu aynı zamanda Atlı Okçuluk için en uygun ve en mükemmel yay durumuna getirmektedir.Özellikle aslına uygun olması amacıyla ödün vermediğim,yapımı ayrı bir teknik gerektiren ve diğer marka Sentetik Türk yaylarında göremeyeceğiniz,Osmanlı-Asya tarzı 'TONÇ DÜĞÜMLÜ KİRİŞ' yayın standart kirişidir.Kırım Tatar yayları hariç Osmanlı-Türk yaylarında Köprü yada Batı tarzı düz kiriş yapımlarının daha basit olmalarına rağmen kullanılmamıştır,benimsenmemiştir.
Kısaca,uzun süren müze araştırmalarım,pratikler ve yarışmalar sonucunda geliştirdiğim,Osmanlı yaylarına gerek şeklen,gerekse performanslarıyla benzemesi için çabaladığım bu yaylar için rahatlıkla,

GEÇMİŞİN OSMANLI ORGANİK YAYLARINA ALTERNATİF OLABİLECEK,DÜNYADAKİ EN İYİ SENTETİK YAY REPLİKALARI,KOPYALARIDIR. diyebilirim.

                       Farkı,yayı elinize aldığınız ilk andan itibaren anlamaya ve hissetmeye başlarsınız.

Osmanlı Sipahi Yayı-Koyu Kahve
Osmanlı Sipahi Yayı-Tonç Düğümü & Baş
Osmanlı Sipahi Yayından Değişik bir Enstantane



                                                       
                                                      Sipahi Yayının Bazı Özellikleri:

Yay boyu-kertikten kertiğe(NxN): 115,4cm.
Max.çekiş gücü:                              60 Libre/28''(71,12cm)
Max.çekiş Uzunluğu:                       30''(76,20cm)
Yay ağırlığı:                                   ~350-390 Gr.
Kiriş yüksekliği:                               19-20 cm.
Kiriş Tipi:                                      Osmanlı-Türk Tarzı (Asya) Tonç Düğümlü (3 Parçalı) Kiriş.
Kiriş Malzemesi:                            Dacron-B50 Bow String



Mehmet Gölhan/Kemanger

12 Ağustos 2012 Pazar

PUTA...acaba biraz eksik mi tanıyoruz?


Bir avı yada düşmanı temsilen kullanılan hedeflerin içinde su kabağı,armut yada bir insanın belden yukarısını andırmasıyla,Osmanlının kullanmış olduğu hedeflerin içinde belkide en karizmatik olanı deri Puta Hedefidir.Sizlere Putanın kelime anlamı olarak nereden geldiğini,farsça vs..karşılığından,anlamından öyle uzun uzun bahsetmeyeceğim.Fazla bilginin tabiki bir zararı yoktur fakat Putanın tam olarak ne işe yaradığını belirtmeden yada anlamadan-anlatmadan bu tarz bilgilerin çokda önemli olduğunu düşünmüyorum açıkçası.Benim için bir aletin tam olarak ne iş gördüğünün saptanması ve anlatımı daha makbuldür çünki.

Putaların talimhanelerde,meydanlarda ve hatta atlı okçuluktada kullanılmış olduğunu,yer okçuluğunda ise Puta atışlarının 165-250m arasında yapıldığından bahsedilir.İşte burada duralım lütfen ! :)
Puta Okçuluğundan bahseden bütün sitelerde nedense bu mesafeden bahsedilir ve bu işe meraklı her okuyucunun aklına yerleşen ilk şey ''eveeet,deri Putaya atışlar demekki uzak mesafe den yapılıyormuş'' oluyor malesef.Bu yüzden bende elimde olmadan bir şeyler karalama ihtiyacı duydum.

Halbuki Puta hedefi aynı zamanda yakın mesafe içindir ve yakın mesafe çalışmaları bakımından da Torba hedefinin daha gelişmiş halidir diyebiliriz.Çalışmalar ise boksörlerin gölge boksu yada ayna idmanı yapmalarını andırır.Putanın aynı zamanda yakın mesafe hedefi olduğunun en önemli delili ise üzerinde serpiştirilmiş bir sürü irili ufaklı daire ve üçgen şekillerdir.Bu şekiller en kısa mesafe olarak verilmiş olan 165m.yi bırakın daha 100m.ye gelmeden çıplak gözle seçilemez hale gelir.Hadi gözleriniz dürbün kadar keskin diyelim,isabet ettirebilme olasılığınız nedir?Zaten uzun mesafe Puta okçuluğunda bildiğiniz gibi vurulan yerin bir önemi yoktur,ben daireden vurdum diyemezsiniz,sadece vurmak yeterlidir.

Peki mademki bu uzak mesafelerden seçilemeyen bu geometrik şekiller Puta üzerinde ne işe yarıyor,bunlarla ne yapılıyor,yoksa süsmü?,sitelerden,kaynaklardan 165-265m açıklamasını okuyan bunu düşünebilir :)
Cevapsa,talimhaneler yada açık alanlarda yapılan Yakın Mesafe Puta Okçuluğu.Peki yakın mesafe Puta okçuluğu nasıl yapılır?.
Daha önce bahsettiğim gibi Putaya karşı yakın mesafede duran bir okçu aynen bir boksör gibi,bazen nizami bazende diz çökerek,kimi zamanda karşı taraftan ok geliyormuş gibi eğilerek ve hatta savaş ortamındaymışçasına hareket ederek bu pozisyonlarda ok atar.Bu zaten atlı okçulukta yapılmaktadır ve neden yaya okçuluğuyla bir bağlantı kurulmasın.Hareketli bir hedefin,atlı bir okçunun vurulması daha zorsa,neden bir yaya okçusu sabit dursunki?.Cirit oyununu bir düşünün,ciritçilerin isabet oranlarının önemi kadar ciritlerden kaçmak için yaptıkları hareketlerinde önemi vardır ve bu oyun okçuluk taktikleri gibi unutulmayarak yaşatılmaktadır.
Ayrıca sizlere Telhisten bir kanıtda sunabilirim.Telhisin sayfa 64 de Torba meşkinin tarifi adlı bölümde,

'Ayrıca Puta atışlarında ve kepadekeşlikte bildirildiği gibi,Torba vurulurken bile yalnızca vücudun gereği olan tavır üzerine yönelinmemeli,çeşitli şekillerde de zaman zaman vurulmalı. 'Bazen ok atılır gibi çöküp kalkmak ile ok atmak da bu sanatın vücut tarafından layıkı şekilde yapılmasına sebep olur'' demişler'

Kısaca,bırakın Torba idmanını-Putayı,Kepaze çekilirken dahi hedef önünde Put gibi durulmadığı ve bu üç idman içinde aynı kuralların geçerli olduğudur.
Puta hedefi üzerindeki şekiller bir rastlantı değil,özellikle dağınık bir şekilde yerleştirilmiştir ve hareket eden bir avı yada düşmanı temsil etmektedir.Okçu değişik bölgelerdeki bu minik hedeflere atış yaparak yayını batı tarzı nizami okçuluk duruşunun yanında sanki bir savaş ortamındaymış gibi çeşitli pozisyonlarda da tutarak yayını her türlü açıda kullanabilme becerisini kazanabilmektedir.

Ayrıca bu konuya ilave olarak,yakın mesafe Puta atışlarında belli bir seviyeye gelmiş okçunun aynı şekil üzerine birden fazla atış yapmadığını düşünmekteyim.
Her nedense ateşli silahların eğitiminde kullanılan en az üç atışın yapıldığı modern 'grup yapma' düşüncesi beynimize işlemiştir.Oysa fişek çekirdekleri için makbul olan üstüste çakma durumu okçuluk içinse bir zayiattır.
Günümüzde dahi üst üste yapılan atışlarda en iyi ihtimalle gezler(ya şaftlar ?) zarar görmektedir.Hadi günümüzde plastik gezler hatta şaftlar çok kolayca elde edilebilmektedir fakat siz birde Osmanlı döneminin imkanlarını bir düşünün;el emeğiyle yapılan ve zamanının pahalı bir silahı olan okun üst üste çakmaya karşı korunuyor olması gerekmezmi?(belkide üstüste atış yapanlar ayıplanıyordu,kim bilir?).Açıkçası ben yakın mesafe çalışırken,plastik gezlerimi dahi korumaya çalışıp,üst üste ok atmamaya gayret ediyorum.

Sevgi ve saygılarımla,
Mehmet Gölhan




Osmanlı Bilek Siperi (Orjinal) Resimleri



Yapımında fildişi ve altının kullanıldığı bu Siperlere hayran olmamak eldemi?.Siper parçaları üzerine yapılanlar sadece işlemeler yada süs değil,adeta 'Kusursuzluk'.

Osmanlı Bilek Siperi-Demonte Hali

Osmanlı Bilek Siperi Tasma Bölümü

Osmanlı Bilek Siperi Yan Görünüş(Demonte)

Osmanlı Bilek Siperi