17 Mart 2012 Cumartesi

Osmanlı-Türk Okçuğunda Bilek Siperinin 'Nasıl' Yapılabileceği Hakkındaki Şema ve İzahatlarım 1.Bölüm

Osmanlı-Türk Okçuluğu Bilek Siperi 
Bilek siperi,okları daha uzak mesafelere atmak amacıyla yapılan kısa ve çok hafif menzil oklarını,kabza içlerine kadar çekilmesini sağlayan,atış rampası görevi gören ve ayrıca yay tutan yumruğu da oktan koruyan yardımcı bir alettir.
Aşağıda okuyacaklarınız Ünsal Yücelin ve Telhisin değerli açıklamaları ışığında yaptığım ve fiilen kullandığım Siper üzerindeki tecrübelerim ve bu muhteşem alet üzerindeki bazı tespit ve düşüncelerimi içermektedir.Siper ile alakalı Yapım çalışmalarımı ikinci bölümde yayınlayacağım.

UYARI:
Yukarıda resmini görmüş olduğunuz bu göz alıcı siperin özellikle yeteri kadar ustalaşmamış aceleci okçular için tehlike oluşturabileceği uyarısını yapmak zorundayım.Çünkü kabza gerisine kadar çekilen bir menzil oku yanlış bir bırakış yada vücut hareketi neticesinde kabza yada siperden sekerek tehlikeli durumlar yaratabilir.Ben siperimden iyice emin oluncaya kadar büyük bir koruma gözlüğü taktım ve ilk atışlarımı bu şekilde yaptım.Aslında koruyucu bir maske daha da iyi olacaktır.Gerçi Osmanlının bu tür kazalarda yaşadığı en büyük hasar,okun tablaya yada yumruğa zarar vermesiyle sonuçlanmış.Ama Siper kullanımının o dönemlerde revaşta olduğunu ve Kemankeşlerin ustalıklarını da göz önüne alırsak,bizim daha da tedbirli olmamızda fayda var.

Bu konudaki en büyük inancım,ister siperle atın ister sipersiz,her zaman yay tutan yumruğunuzun dışa doğru bir süpürme-takip hareketi yapması gerektiğidir.Bu hem okun daha düzgün uçmasını sağladığı gibi kirişin kola çarpmasını da engeller.Artı olarakta Siper kullanımı sırasında 'Yakın Kesdirme' hareketinin layığıyla yapılmasını sağlar.Bu hafif çevirme hareketi bana göre siper kullanımının en önemli kuralı durumunda.


Yani kirişi arasıra koluna çarptıran bir atıcı kesinlikle ve kesinlikle bu kol hareketini düzeltip,vicudunu doğru forma oturtmadan Siperli atışa geçmeye acele etmemelidir.Ki bu atıcı büyük bir ihtimalle oku kabzaya çakacak ve okun parçalanmasına sebep olacaktır.

Yakın kesdirme,siper oluğuna yataklanmış okun yayın 'Tir Geçimi' ne neredeyse değdi değecek şekilde salınmasıdır ve Osmanlı bunu makbul saymıştır.Hatta eskiler ''Mümkün olsada kabza ortasında bir delik bulunsa ve ok oradan geçse'' diye mübalağ etmişler.

Ben daha önce bir sürü arkadaşın Siper Replikası çalışmalarında,siper oluğunu kabzaya yakın kesdirme yerine uzaklaştırdığını gördüm.Açıkçası teferruatlı bir araştırma yapmadan önce,bende oluğun uzaklaştırılması gerektiğine inanıyordum.
İkinci bölümde vereceğim şablonlara göre yaptığınız siperde de Siperi tasmasından bağladığınızda oluğun hafifçe yayın Tir geçimine doğru eğildiğini,oku yaklaştırmaya çalıştığını göreceksiniz.Tariflere göre doğrusuda budur zaten.

Benim bu noktada fark ettiğim ikinci mevzu,siz siperde kullansanız siper oluğunun oku gene aynı tir geçiminden geçmeye zorladığını ve dolayısıyla Siperli atışlarda da Putaya isabet kaydedilebileceği fikridir.Yani Siper Hedef atıcılığı,Puta atıcılığıyla da çok iyi uyum sağlıyor.


Ben bu durumu doğrulamak için siperle hiçte fena olmayan bir çok hedef atışları yaptım.Ve buna kanaat getirdim.Bu durum aklıma aynı zamanda siperin savaşlarda da kullanılıyormuydu?sorusunu getirdi.Şu an için tarihte herhangi bir savaşta kullanılıp kullanılmadığına dair hiç bir bilgim,araştırmam olmasada ayrı bir heyecanlı  araştırma konusu olabilir.Çünkü o zamanlarda bu menzil oklarını kullanmanın öldürücülüğü ne kadar tartışılır olsada,düşman için çok şaşırtıcı ve hayret uyandırıcı olacağını düşünüyorum.Bir düşünsenize,düşman sizin kendisine erişemiyeğinizi zannettiği bir noktadan size 'Nanik' yapıyor ve siz onu ok yağmuruna tutuyorsunuz :)

İkinci bölümde ise,
sizlere Siperin şablonlar vasıtasıyla nasıl yapıldığını açıklayacağım.Açıkçası ben,bu tarz bir siper yapım çalışması ve şablonlarının Menzil Okçuluğuyla  ilgilenen herkesin çok hoşuna gideceğine inanıyorum.

Türk Okçuluğu-Siper Arka Şablonunun Konumu

Siper Parelel Eğim Şablonlarının Yerleştirilme Şekli


İkinci bölümde görüşmek üzere,beklemede kalın,
Mehmet Gölhan/Kemanger