3 Kasım 2016 Perşembe

YENİÇERİ YAYI / GÖLHAN yapımı


YENİÇERİ YAYI-GÖLHAN YAYI

Uzun süreden beri tasarladığım ve test ettiğim ''Yeniçeri'' ye bu adı Osmanlının en itibarlı, etkili askeri sınıflarından biri olması dolayısıyla verdim ve beğeninize sunmaktayım.

Yaylarınızı kendinizin yapabilmesi yanında hele birde okçuysanız eğer işte o zaman mutfaktaki maharetli bir aşçı gibi ortaya çıkarttığınız ürünlerde o derece lezzetli oluyor.Tasarlama ve yapım konusunda yapılması gereken her ne varsa zamanla netlik kazanıyor..., ve sizde onu uyguluyorsunuz.

Yaptığınız yayı usta bir okçuya denetip,fikrini de alsanız bu tür işlerin öyle uzaktan kumandayla pek olmayacağını,tatmin olamayacağınızı zamanla da anlıyorsunuz zaten.

Çünkü sahip olduğunuz bu her iki vasıfla siz gerektiğinde hem bir yay yapımcısı,gerektiğinde de bir okçu gibi anlık değerlendirmeler yapabilirsiniz.

Bir araba tasarımcısının yeni bir arabayı tasarlarken hiç kullanmasını bilmediğini...,yani ehliyeti olmadığını düşünelim...
 Tasarlanan o araba için acaba ne düşünürdünüz?...., o arabayı satın almayı tercih edebilirmiydik mesela ?  :)

Özetle;

    '' İyi bir yay yapımcısının,yani kemangerin makul seviyede bir Okçu da olması şarttır.''  düşüncesindeyim.

Ve hatta;
günümüzde hevesle çoğalan yay yapımcıları için..., kemanger olmadan önce iyi bir okçu olunması gerekliliği,birazcık olsun yayın dilinden anlanılması zorunluluğu vardır.

Ok atmakta ne varki?,al işte ! atabiliyorum diyorsanız eğer..,daha çoook ok atmamız gerekiyor..,o halde ok atmaya devam.

Önceleri..,yazılı kaynakların ''İyi bir okçunun yetişmesi senelerini alır'' şeklindeki ifadelerini ilk duyduğumda ne diyeyim..,bana çok mübalağlı bir lafmış gibi gelmişti ki taki okçuluğa başlayıpta ustalaşıncaya kadar.

İyi ok atmak ve iyi yay yapmak?...,o iş o kadar kolay olsaydı zaten ben bu işi bırakalı bayağı bi zaman olmuş olurdu..,inanın :)

            Basit oyun ve işlerin insanlara monoton ve sıkıcı geldiğine hiç dikkat ettiniz mi?

Gelelim Yeniçeri yayımıza...,
bu yayın en önemli özelliği daha kısa yaylara kıyasla çok daha rahat bir çekiş ve tepki özelliklerine sahip olmasıdır.

Kısa yaylar ebat olarak bir avantaj sağlarken aynı zamanda dezavantajını da beraberinde getirirler.Bu dezavantaj kiriş çekiş sonlarına doğru düzensizce artan çekiş kuvvetidir.Daha uzunca olan yaylarda bu kuvvet eşit oranlarda artar ve bu durum okçuluk dünyasında makbul sayılır.


Yeniçeri ve Sipahi yayı


Yani boy kısaldıkça yay daha bir sinirli ve zorlayıcı,uzadıkça da çekiş rahatlığı bakımından çok daha mülayim bir yay halini alır.

Mesela siz 80 Librelik kısa bir yay kullanıyorsanız 100 Librelik bir uzun yayı rahatlıkla çekebildiğinizde pek şaşırmayın derim çünkü kısa yayları germek çok daha sıkıntılıdır.

Mevzuyla alakalı en güzel örneği modern olimpik uç bükümlü (Recurve Bow) bir yayla makaralı (Compound bow) yay kıyaslamasında görürüz.Makaralı yaylar daha kısa olsalar da makaralı sistemi sayesinde sizi çapa noktasında yalnız bırakmaz,zorlamaz...,yayın aslında en vurucu özelliğide budur.

Makaralı yayda bir okçu çapa noktasındayken ve mütaakiben nişan da alırken yayın sahip olduğu makaralı sistem sayesinde vücut daha az bir kuvvete maruz kalır ve siz de bu pozisyonda iken neredeyse hiç yorulmadan ve titremeden dakikalarca durabilir..,resimler dahi çektirebilirsiniz.

Bu da bize çok daha hassas ve uzun süre hedef üzerine kitlenebilmemizi sağlar ki günümüz yarışmalarında en yüksek puanları da zaten makaralı yaylar kategorisinde görürüz hep.

Oysa klasik yaylarda siz daha çapa noktasına gelmeye çalışırken aynı zamanda nişan almaya da çalışırsınız ve bu zamanlama koşuşturmacasında 1-2 saniyelik bir gecikmeniz dahi olsa artık tir-tir titremeye başlarsınız çünkü yayın bütün gücü tamamen üzerinizdedir.Bu tür yarışmalarda makaralı yaylara kıyasla zamanlama daha önemlidir ve disiplini de daha zordur.

Aynı şekilde geleneksel bir yayda da çekiş sonlarında mülayim olan bir yay size atış rahatlığı ve hedef üzerinde birazcık daha oyalanabilme lüksüyle isabet olasılığınızı arttırır.

 Bilindiği üzere kısa yayların bir savaş-tirkeş yayı olarak en büyük avantajı;atlı okçulukta kısa yay ile at üzerinde çok daha rahatça manevra yapılabilmenizden kaynaklanır.Fakat at üzerindeki bu yay manevra avantajınız beraberinde birde size bahsetmiş olduğum 'çekiş kuvveti düzensizliği' ni de getirir.
Atlı okçulukta aslında kazançlar ve kayıplar söz konusudur ve kısa bir yay seçimiyle manevra rahatlığı yay kullanımı rahatlığına tercih edilir çünkü kısa bir yayla atlı okçu daha etkili bir güç halini alır.




Halbuki bir yaya okçusunun yay boyu konusunda bir sınırlaması,sıkıntısı yoktur...,daha bir serbesttir.Kullanım ve atış hassasiyetinin çok daha önemli olması açısından daha uzunca bir yayı seçmesi de gayet doğaldır.


Yeniçeri ve Sipahi yayı 

İlave olarak;
Kemangerlik ve okçuluk tecrübelerim bana daha uzunca olan yayların salları,kısa bir yaya nazaran daha az zorlamalarından dolayı çok-çok daha uzun ömürlü olabileceklerini öğretmiştir.

Günümüzde yada geçmişte..,istisnaların kaideyi bozmayacağını da hesaba katarsak;bir atlı okçu yayının bir yaya okçusu'nunki kadar uzun ömürlü olması teknik ve mantıksal olarak beklenemez.

Tabiki zamanla benim tercihim de bu yönde olmuş ve dolayısıyla Yeniçeri doğmuştur.
Yeniçeri 127 cm.lik boyuyla (Kertikten kertiğe) resimden de fark edebileceğiniz gibi Sipahi yayına (115cm.) kıyasla biraz daha uzunca bir yaydır.


Yaylar arası boy ve endam farkı

Ve tabiki Yeniçeri yayının tek farkı uzunluğunda değildir.Kabzasından itibaren,kasanlar ve yay başlarına kadar orjinalini hiç aratmaz.

           Osmanlı yayı resmini sadece uzaktan değil yakından bakıldığında dahi korur :)

Kabza ve kasanlarının günümüz sentetik lamina yaylarına kıyasla orjinal Osmanlı yaylarındaki gibi bire-bir (Üçgenimsi) ve orjinal ön gerilimli deri kaplamasıyla bu konuda elimden geleni yaptığıma inanıyorum.

Zaten çoğu okçunun bana gelipde ''Elinizdeki yay organik mi?..bir bakabilirmiyim ?'' demesi bile benim için yeterli bir cevaptır sanırım.



Sipahi yayına nazaran daha kalın olan kabza ise daha rahat bir tutuş ve kontrol sağladığı gibi uzunca yay başları ve görece çok daha eğimli olan kasanları sayesinde refleks oranı arttırılmış; ilaveten aslına uygun görsel bir güzellik de sağlanmıştır.

Tonç düğümlü kirişi ise bu tür yaylara has olması ve uzun ömürlülüğü dolayısıyla her iki Sipahi ve Yeniçeri yayı içinde bir vazgeçilmezdir.Ayrıca bu yayda Dacron ve Fast-flight gibi her iki farklı kiriş türlerini de denedim ve tabiki;yay her iki kullanıma da müsaittir.

Dacron esneyen yapısıyla geleneksel yaylar için aslında daha uygundur...,özellikle ahşap lamina yaylarda yayın ömrü çok daha uzun olur.

Fast Flight ise neredeyse hiç esnemediği için ok çıkış hızı avantajı sağlarken yay başları ve sallar içinde bir risk teşkil eder.Özellikle menzil atışlarındaki gramaj olarak çok-çok hafif  menzil oklarıyla durum adeta bir 'Boşa kiriş bırakma'  (Dry fire) olayını andırır ve zaten çoğu yay salı,başı kırım ve çatlaklarının da baş mesulüdürler.



                                        YENİÇERİ'NİN TEKNİK ÖZELLİKLERİ:

MODEL:                       YENİÇERİ-Osmanlı Yayı-Sentetik
YAY BOYU:                 127 cm.(Kertikten kertiğe..,N xN)
KİRİŞ TİPİ:                   Tonç düğümlü,3 parçalı Osmanlı-Asya tarzı.
KİRİŞ YÜKSEKLİĞİ:  ~20cm.
MAKSİMUM ÇEKİŞ:  76 cm.(30 inç.)
KİRİŞ MALZEMESİ:   Fast flight yada Dacron.



Sevgi ve saygılarımla,
Mehmet A.Gölhan/Kemanger/Okçu/Araştırmacı