11 Ocak 2014 Cumartesi

Osmanlı yaylarının modern yay tasarımları ile ilişkisi

Günümüzdeki yaylar artık öylesine gelişmişlerdirki görünümleri bu dünyadan çok sanki başka bir gezegene ait uzaylı silahı gibidirler.
Bu yaylara ilk örnek olarak radyo verici istasyonunu,uzantılarıyla bir paratoneri andıran,kurulumu-sökümü neredeyse yarımşar saat süren (Şaka yapıyorum :) ..,bu laflar zamanında okçularla aramızda yaptığımız espirilerdi.)  klasik olimpik (recurve)yayları verebiliriz.




Bu yaylar ilk başta ataları gibi gayet yalın bir haldeyken zamanla daha mükemmel hale getirmek,yani oku hedefe daha kusursuz ve isabetli yollamak ve yaydaki tüm zararlı salınımları yok etmek adına günümüzdeki son halini almıştır.
Gördüğünüz gibi bu tip yaylarda daha isabetli olabilmek için her türlü ilave düşünülmüş ve yapılmıştır.İleride ise yaya eklenebilecek diğer cihazlar her zaman ilgimi çekecektir :)

Günümüz modern yaylarına ikinci örnek olarak özellikle Makaralı (Compound) yayları vermek istiyorum.Bu yaylar okları öylesine hızlı gönderirlerki üreticileri dayanamadıklarından dolayı ahşap okları tavsiye etmezler.Bu tip yayları bizde kundaklı yayda denilen modern arbaletlerde dahi görmekteyiz.

Makaralı yayların aşırı komplike olmaları gibi bir takım dezavantajları olsada yeryüzündeki nokta atışı yapabilen en hızlı ve isabetli yaylardır.Bu sebeplede klasik olimpik yaylara kıyasla yarışmalarda daha yüksek puan topladıkları gibi avcılar içinde popüler olmuşlardır.

En has özelliklerinden biriside bu yaylarla yorulmadan,uzun süre nişan alınabilme imkanıdır.Bunu  klasik yaylarda yapabilmek imkansızdır,tir-tir titrersiniz.

Ayrıca daha evvelde bahsettiğim gibi makaralı yaylarda kullanılan 'Tetik' makenizmalarıda zihgir'i andırmaktadır.Zihgir ve mandalı sağlayan parmaklar bu aletin adeta atası gibidir.

Bu yaylardada şok emiciler,kısa-uzun rodlar vs. kullanılsada asıl ilgimi çeken nokta,osmanlı yaylarıyla alakası olabilecek bir gelişimleri vardır;paralel yay kanatlı(Sal-Limb) makaralı yaylar.

Makaralı yayların önceki versiyonlarına nazaran bu yaylarda yaydaki titreşimi azaltmak ve isabet oranını arttırmak amacıyla yay kanatları paralel hale getirilmiştir.Aşağıdaki vidyo aradaki bariz farkı gayet açık bir şekilde göstermektedir.Ayrıca tetik makenizmasının konumu(Çapa noktası) ve kullanımının zihgir kullanımına olan benzerliğine dikkatinizi çekmek isterim.





Bu vidyo;yay kanatlarının(Salların) dikey konumundan vazgeçilerek,yatay bir tasarımla kabza şokundan (Hand shock) ve genel yay gövdesi titreşiminden kurtulunarak çok daha stabil ve isabetle konforlu bir atışı müjdelemektedir.

Bu özellik size daha evvel  'Minyatürler doğruyu söylermi?' adlı makalemdede bahsettiğim Osmanlı yaylarının durumuyla yakından alakalıdır.
Orada bahsetmiş olduğum (günümüzün aksine) Osmanlı kısa kirişlerinin sebep olduğu çok daha kasılı,şişmanımsı yayların salları videodaki paralel kanatlar(Sallar) kadar olmasada günümüz emsallerinden çok daha  paraleldir.


Sal-kasanlardaki paralellik kıyaslaması

Dolayısıylada bu paralellik; yayın ve salların hareketini ileri,yani hedefe doğru vermek yerine yukarı ve aşağı doğru yönlenmesini sağlayarak kusursuzlaştırır.Bu kusursuzluk tabiki salların paralellik nispetiyle doğru orantılıdır.

İlaveten, yaydaki bu müspet antişok durumu makaralı yaylara aksesuar parçaları,cıvataların gevşememesi gibi bir ekstra avantaj sağlasada asıl en başta kabzayı(riser) ve salları(limb) yaydaki enerjiyi en yüksek oranla oka aktarmasıyla korur.

Sonuç olarak bu paralellik sempatisinin meyvaları ortadadır;çok daha az kabza şoku(atıcıyı daha az yoran bir yay),sallarda daha az titreşim (paralellik artıkça neredeyse 0),daha iyi isabet oranı ve belkide daha uzun ömürlü bir yay...?
Osmanlının hesabı için özel formüller geliştirdiği kısa kirişlerle,dolayısıyla daha bir kasılı duran yaylarla günümüz yay tasarımcılarının aradıklarını yüzyıllar öncesinde aradıkları kesindir.


Sevgi ve saygılarımla,
Mehmet A.Gölhan