20 Nisan 2017 Perşembe

Omuz anatomisi ve Kavsname

 Omuzumuzun vücudumuzdaki en esnek eklemlerden biri olduğunu,okçulukta meydana gelen sakatlanmaların en başında omuz rahatsızlıklarınin geldiğini biliyormuydunuz?

Omuz eklemi diğer eklemlere kıyasla harekette en fazla,fakat sabit durabilme yeteneği en az olan eklemdir.Omuzda kararlılığı,stabiliteyi sağlayan omuz eklemi çevresinde bulunan kiriş,kas ve bağlar vasıtasıyla gerçekleştirilir.

Hepside yumuşak dokulardır ve bu sebeple de yük altında sabit durabilmeleri tamamen bu yumuşak dokuların dayanıklılığına bağlıdır çünkü direkt olarak bir dayanak noktası bulunmaz.
Yani kemik kemiğe bir bağlantı söz konusu olmadığı için çıkardıkları rahatsızlık oranı diğer eklemlere kıyasla daha fazladır.

Aşağıdaki video,omuz anatomisinin ilginç yapısı yanında stabilitesinin de ne derece bu yumuşak dokulara bağlı olduğunu görmek açısından faydalı bir gösterimdir.Konu anlaşılırlığı açısından da önem arz ettiği için seyretmenizi tavsiye ederim.




Videomuzda da gördüğünüz gibi omuz ekleminin yuvalandığı kürek kemiğinin sert bir dayanak noktası yoktur ve zaten hareket kabiliyetindeki sırda buradan kaynaklanır.

Omuz yapısı sahip olduğu bu esneklik avantajıyla beraber bir yük altına girdiğindeyse bölgeyi sabit tutabilme adına çok daha fazla çaba harcar.

Bu sebeptendir ki okçuluk çalışmalarının beraberinde bir takım omuz esnetme ve kuvvetlendirme egzersizleri de yapılır.

Okçuluk eğitimlerinde düzgün bir vücut duruşu,çekiş ve bırakış tekniği çalışmalarındaki asıl amaç hedefi tutturmadaki başarıyı arttırmak kadar,doğru kas ve kemik yapısı kullanımıyla okçuluğu sakatlanmadan icra edebilimeyi de kapsar.

Doğru teknik ise en az kas gücü kullanılandır aslında.Yanlış tekniğin sakatlanma ihtimalini arttırması ise hiçte sürpriz değildir.Okçuluk dünyasındaki bu çalışmalar,

''Eğer sorunsuz bir av sezonu yada yarışma geçirmek istiyorsanız en başta omuz kası ve bağlarınızı kuvvetlendirin'' şeklinde adeta bir okçuluk sloganına dönüşmüştür.

İşte yapılan bu egzersizler,esnetmeler,kuvvetlendirme çalışmaları yapılarak harıl harıl sezona hazırlanılır ki avcının yada sporcunun beklentileri boşa çıkmasın.,sonu hüsran olmasın...,peki yapılan bu egzersizlerin tamamı sizce ne için?

                                   ''OMUZU KORUMAK ve SABİT TUTABİLMEK için ! ''

Çünki omuz yapısı tekniğin en zayıf halkasıdır ve siz yayınızı çekerken en fazla bu bölge yük altında kalır ve okçunun omuzu yukarı doğru meyleder..,bu durum çok yaşanır.Neticede başındaki antrenör omuz kuvvetlendirici çalışmalar önerir vs.,vs...

Şimdi,
eğer istenen omuzun kuvvetlendirilmesi,korunması,sakatlanmadan görevini yerine getirmesi ise neden onu desteklemiyoruz?Destekleme fikrini ilk akıl eden kişi benmiyim peki?..,tabiki hayır.

Bakın,Mustafa Kani bey'in 'Okçuluk Kitabı' Telhis-i Resailat-ı Rumat için Hazerfen diyebileceğimiz eski okçularımızdan Necmettim Okyay ne demiş.

''Yeryüzünde Türk okçuluğu tamamen ortadan kalksa bile ,Kani Mustafa Bey'in yazdığı bu eser,bu sporun ihyası için kafidir''

Peki günümüz Geleneksel okçuluğu için durum ''bu sporun yeniden ihyası'' nı gerektirdiğine göre temeller neden böylesine yanlış atılmakta ve ecdad dinlenilmemektedir?Yada neden inatla bu kitabı kendimize klavuz olarak seçmiyoruz?..

Bildiğiniz gibi daha önce yazdığım birkaç makalemde de doğru tekniğin kullanılması ve öğretilmesi için yazmış olduğum bu makaleler aynı zamanda bir UYARI-UYANDIRMA ! niteliği taşıyordu.

Hadi diyelim Mustafa Kani bey'i dinlemedik., Kemankeş Mustafa Efendinin KAVSNAME'sinide mi kaale almayacağız?...

Kavsname 1735 senesinde yazılmış bir eser ve bu eserin birçok yerinde de gene Çenenin omuza bağlanmasından,yani desteklenmesinden bahsedilmektedir....,zayıf bir bölgenin mümkünse desteklenmesinden daha tabi ne olabilir ki?

Çok şükür ki omuz bölgesinin yanında güçlü bir omurgaya bağlı bir kafatası ve çene var ve bu iş için çok uygun gözüküyor değil mi?..,eskiler bunu akıl etmiş işte!

Teknik güçlü omurga sistemine bağlı olan kafatası-çene vasıtasıyla omuz bölgesindeki kürek kemiğinin desteklenmesi ile gerçekleştirilir.Böylece kürek kemiği aşağıda tutularak harcanan güç önemli derecede azaltılmış olur.

Kavsnamede,
1) Kepazeyemi başlayacaksın..., ''  ...kolunu uzat çeneni sol omuzun üzerine dayat'demiş.Mesele kepaze idmanında aynen böyle yer almış.

2) Kepazeyi çalıştın ve şimdi ' putaya mı atmak istiyorsun?' denmiş.O zaman dikkat et ha! önce okların yayına uygun olsun demiş.

Zihgirinle çekerkende tırnağın asla görünmesin,saklı dursun.Sakalına dikkat et! yoksa kirişine dokunarak ''..çeneni omuzuna koymanı engeller...,çeneni sol omuz başına pek bağlayasun'' denmiş.

3)Menzil mi atmak istiyorsun? O zaman ''..kolun uzatıp çeneni sol omuz başına sağlam dayayıp ok atasın'' denmiş.


Gördüğünüz gibi;Kavsname de dahil olmak üzere eski telhislerin hepsi bu tekniği adeta haykırmaktadırlar.


''Kulaklar her nedense daha bir sağır..,duymaz,gözler yakındakini göremez çünkü inatla uzaklara bakmaktadırlar.''


Sevgi ve saygılarımla,
Mehmet A.Gölhan